Buradasınız
Ana Sayfa > Sözde Çelişkili Ayetler(!) > Bakara 106 ve Fetih 23, Fatır 43 ayetleri çelişmiyor mu? Allah’ın hükmü değişir mi değişmez mi?

Bakara 106 ve Fetih 23, Fatır 43 ayetleri çelişmiyor mu? Allah’ın hükmü değişir mi değişmez mi?

Bakara 106 ve Fetih 23, Fatır 43 ayetleri çelişmiyor mu? Allah’ın hükmü değişir mi değişmez mi?
Sorunun Cevabı
Değerli kardeşimiz,
“Biz
bir ayetin hükmünü diğer bir ayetle değiştirirsek veya unutturursak (geri
bırakırsak), ondan daha- hayırlısını yahut onun benzerini getiririz.”
(Bakar, 2/106)
mealindeki ayette  “vahiy
sözleri” 
kastedilmiştir. Allah, daha önceki bir
peygamberin şeraitinde olan bazı hükümleri değiştirmiş, yerine başka hükümler
getirmiştir. 
Keza, Kur’an’ın indiği dönemde de bu değişiklik zaman ve mekân şartlarına bağlı
olarak gerçekleşmiştir ki,  bu ilahî hikmetin bir gereğidir. 
Örneğin; Mekke devrinde şartlar uygun olmadığı için düşmanın bütün eziyetlerine
rağmen, Müslümanların savaşmalarına izin verilmemiştir. Medine’de Müslümanların
lehine şartlar oluşunca kendilerini silahla müdafaa etmek için savaşa izin
verilmiştir. Keza sahabenin iman coşkusuyla çok güçlü olduğu Medine’nin ilk
döneminde bir müminin on kâfirin önünden kaçması yasaklanmıştı. Daha sonra
insanın yapısının gereği olarak onlarda bir zafiyet meydana gelince, Allah bu
hükmünü değiştirdi ve “bir müminin iki kâfirin önünden
kaçmasını yasakladı”
(Enfal, 8/65-66).

Yine Hz. İsa (as), Hz. Musa (as)’ın dininde yasak olan bazı şeylere cevaz
verdi. “Benden
önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak ve (daha önce) size haram edilenlerden
bir kısmını helâl kılmak üzere gönderildim.”
(Ali İmran, 3/50)
mealindeki ayette bu hususa dikkat çekilmiştir.
Allah’ın sözlerinin değiştirilemeyeceğini belirten ayetlerde -vahyin sözleri
değil-, “sünnetullah” denilen Allah’ın kadimden beri yürürlükte olan hükümleri,
kanunları kastedilmiştir. 
Aşağıdaki ayetlere dikkatle bakılırsa bu husus rahatlıkla anlaşılabilir:

Mesela;
“Allah’ın sözlerini değiştirebilecek hiçbir kuvvet Yoktur.”
 (Enam,
6/34) mealindeki ayette yer alan “Allah’ın kelimeleri / sözleri”nden
maksat, Allah’ın -elçileri ile onları yalanlayanlar hakkında- tarih boyunca
gerçekleşen hükmü demektir. Ayette azgın düşmanlar karşısında bulunan -Hz.
Muhammed (asv)’e teselli ve müjde vermek maksadıyla- vurgulanan husus şudur: 
“Tarih boyunca sosyolojik bir vaka olarak kâfirler tarafından tekzip edilen ve
eza-cefa gören elçilerin sabretmesi ve ardından da Allah’ın o elçilerine
yardımını göndermesi değişmez ilahî bir kanundur…”
“Allah’ın
sözlerinde asla bir değişme yoktur.”
 (Yunus, 10/64)
mealindeki ayette de  “değişmeyen sözler”den
maksat vahiy sözleri değil, Allah hükmü, kanunu, prensibi demektir. Bu ayetin
bağlantı içerisinde olduğu kendisinden önceki ayetlere baktığımızda bunu
kolaylıkla anlarız:
“İyi
bilinmeli ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Ve onlar üzülmeyecekler
de. Onlar, iman edip  Allah’a karşı gelmekten sakınan kimselerdir. Dünya
hayatında da âhirette de onlara müjde vardır. Allah’ın sözlerinde asla bir
değişme yoktur. İşte budur büyük kurtuluş.”
(Yunus,
10/62-64).
Soruda  yer
alan ayetlerde de aynı husus söz konusudur: 
Fatır suresinin 43. ayetini bir önceki ayetle birlikte okuduğumuzda konuyu daha
iyi anlayabiliriz:
Kendilerini
uyaracak bir peygamber geldiği takdirde, milletler içinde, hidâyette en ileri
derecede yer alacaklarına dair var güçleri ile yemin ettiler. Ama kendilerine
bir peygamber gelip uyarınca bu, onların sadece nefretlerini artırdı. Sebebi
ise: dünyada sırf böbürlenip büyüklük taslamak ve bir de kötü bir tuzak kurmak
istekleriydi. Halbuki kötü tuzak, sadece hazırlayanın ayağına dolanır, sadece
onu perişan eder. Onlar daha öncekilerin uğradıkları fecî âkıbetten başka bir
şey mi bekliyorlar? Sen Allah’ın nizamında  hiçbir değişiklik bulamazsın!”
(Fatır,
35/42-43).
Keza, Fetih
suresinin 23. ayeti, ondan bir önceki 22. ayetle birlikte mütalaa edildiği
zaman bu gerçek rahatça anlaşılabilir:
“Eğer
(o Mekkeli) kâfirler sizlerle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçar, sonra da ne
kendilerini koruyan, ne de destek olan hiç kimse bulamazlardı. Allah’ın öteden
beri câri olan kanunu budur. Ve sen Allah’ın nizamında hiçbir değişiklik
bulamazsın.”
(Fetih,
48/22-23).
Bütün tefsirlerde bu
ayetlerdeki “Allah’ın değişmez sözleri” vahiy
sözleri değil, onun hükümleri, kanunları, verdiği sözler manasında
algılanmıştır. Bunun özeti“Allah’ın hükümleri, kararları değişmez
/ Allah sözünden caymaz.”
şeklindedir.
Hulasa; “değişmez
sözler”
 Allah’ın verdiği sözlerdir, değişmez
prensipleridir, sünnetullahtır. Örneğin, Allah’ın dostlarına ahirette asla
korku ve üzüntü olmayacaktır. Ama değişen sözler ise, Allah’ın ezelî ilminde
zamana bağlı olarak değişkenlik gösteren hükümlerdir. 
Mesela; Allah geceye karar verir ve gece olur, ama sonra gündüze karar verir,
gece gider gündüz gelir. Kışa karar verir kış gelir; sonra bahara karar verir,
kış gider bahar gelir. 
İnsanları yaratıp hayat sahibi kılmaya karar verir, insanlar dünyaya gelir ve
canlanır, sonra ölmelerine karar verir, onlar da ölürler, ardından ölmemek üzere
tekrar canlanmalarına karar verir ve dirilip mahşer meydanında toplanırlar.
Keza Allah karar vermiş, Hz. Musa (as)’a Tevrat’ı vermiştir. Sonra karar verip
Hz. İsa (as)’a İncil’i vermiştir. Daha sonra Hz. Muhammed (asv)’a Kur’an’ı
indirmiştir. Bütün bu kararlar, Allah’ın sonradan -hâşâ- düşünüp ortaya koyduğu
kararlar değil, ezelî ilminde var olan kararlardır. 
Ateistlere Cevap
Ateistlere,deistlere ve İslam'ı kabul etmeyenlere İslam'ı tanıtmak cevap vermek ve Müslüman kardeşimize fikir vermeye çalışan dostlarız.
https://www.ateistlerecevap.org/
Top