Buradasınız
Ana Sayfa > Tefekkür > Uçan Kertenkelenin Şaşırtıcı Kamuflaj Tekniği

Uçan Kertenkelenin Şaşırtıcı Kamuflaj Tekniği

Uçan Kertenkelenin Şaşırtıcı Kamuflaj Tekniği

Güneydoğu Asya’daki Borneo Adası’nda Uçan ejder olarak da bilinen Ejderha Kertenkelesi yırtıcılardan kaçmak için hayranlık uyandıran bir yöntem kullanır.

20-30 cm boyundaki bu kertenkelelerin gövdelerinin iki tarafında zar yapısında kanatlar yer alır. Hayvan bu kanatları gererek planör gibi 10 metreyi aşan mesafelere uçuş yapabilir, bir ağaçtan diğerine uçarak kendilerini tehdit eden şeylerden hızla uzaklaşabilirler. Bu süzülme tekniğinde o kadar başarılıdır ki, ağaçtan kontrolsüz olarak düşse bile derhal kendini topar ve süzülmeye başlar. Bu kanatları kullanmadığında varlıkları hareketlerine hiçbir zaman kısıtlama getirmez. Dinlenirken veya gezinirken ince deri kanatlar bedenlerinin yanlarında arkaya doğru katlanır. Kanatlar eğer ağır ya da hantal bir yapıda olsaydı kaçamaz, kolaylıkla düşmanlarına yem olabilirdi.

Kertenkelenin uçuşu mükemmel bir iniş tekniği ile tamamlanmıştır. Hayvan ne kadar uzaktan ve yüksekten atlarsa atlasın bir ağacın gövdesine dikey konumda bile yumuşak bir iniş gerçekleştirir. Kertenkele bu teknikten yoksun yaratılmış olsaydı uçuş özelliği bir işe yaramayacak, bir hayvana yem olmasa bile düşerek canından olabilecekti.

 

Uçuş Şeklinden Kanatlarının Rengine Kadar Hikmetli Bir Yaratılış Örneği

Bu hayvana Allah hayranlık uyandırıcı iki özellik daha vermiştir. Yaprakların rengini taklit etmekle kalmayıp, yaprak gibi düşebilmeyi de becerir ve bu sayede avcı kuşların saldırılarından korunur.

Avustralyalı ve Malezyalı bilim adamlarından oluşan bir araştırma ekibi Borneo’ya gidip farklı iki bölgede uçan kertenkeleleri, video çekimleri yaparak gözlemlediler.

Ekibin gözlemlerine göre, adada farklı bölgelerde yaşayan kertenkelelerin kanatlarında farklı renkler bulunmaktaydı. Bir bölgedeki kanatlarda kırmızıya çalan paslanmış renkler bulunmaktayken, diğer bir bölgedeki mesela; mangrov sahilindeki ormanda yaşayan kertenkelelerin kanat renkleri koyu kahverengi ve yeşile çalıyordu.

Çok şaşırtıcı olan şey kanat renkleriyle yaşadıkları bölgedeki ağaç yapraklarının renklerinin tam bir uyum içinde olmasıydı. Üstelik kertenkelenin rengi ağaçların üzerindeki yapraklarla değil, ağaçlardan düşen yapraklarla aynı renkteydi.

O bölgedeki Mangrov ağaç yapraklarının rengi parlak yeşil renktedir ama yere düşmeden kısa bir süre önce kırmızı renge dönüşürler. Büyük bir mucize olarak buradaki kertenkelelerin kanat renkleri de kırmızıdır ve uçarlarken ağaçtan aşağı düşen yaprak görüntüsündedirler. Bu sayede havadayken kamufle olarak bir saldırıya uğramaktan korunurlar.

Bölgelere göre kertenkelelerin kanat rengiyle o bölgedeki ağaç yapraklarının rengi birbirleriyle uyum içindedir. En solda kanatlarının üzeri kırmızı olan kertenkele ve yanında ağaçlardan düşen kırmızı renkli yapraklar görülüyor. Sağda ise yeşil kanatlı kertenkele kanadı ve yaşadığı yerdeki yeşil ağaç yaprakları görülüyor.
Bölgelere göre kertenkelelerin kanat rengiyle o bölgedeki ağaç yapraklarının rengi birbirleriyle uyum içindedir. En solda kanatlarının üzeri kırmızı olan kertenkele ve yanında ağaçlardan düşen kırmızı renkli yapraklar görülüyor. Sağda ise yeşil kanatlı kertenkele kanadı ve yaşadığı yerdeki yeşil ağaç yaprakları görülüyor.

Uçan Kertenkeledeki Akıllı Plan: Kamuflaj

Uçan keledeki kamuflaj özelliği başlı başına bir akıl ve sanat gösterisidir. Bununla birlikte kamuflaj, aynı zamanda bir savaş stratejisidir. İnsanlar tarih boyunca bu yöntemle kendilerini ve teçhizatlarını gizleyerek düşmana karşı başarı sağlamıştır. Bu savaş taktiği ve akıl kullanmanın yanında eğitim, beceri ve yaratıcılık da gerektirmektedir. Dolayısıyla, her insanın kolaylıkla becerebileceği bir şey değildir.

 

Oysaki uçan kertenkeleler dallar arasında iken bulundukları ortamdan kesinlikle ayırt edilemeyecek şekilde bu işi başarırlar. Üstelik, insan yapısı kamuflaj tekniklerinden çok farklı ve benzersiz olarak,  bir yaprağın havadaki hareketlerini andıran bir uçuş tekniği ile bulundukları ortamda fark edilemez hale gelirler.

Bu durumda şu sorular akla gelmektedir: İnsanların bile akıl, bilgi ve beceri kullanarak yapmakta zorlandıkları bir şeyi, kertenkelenin inanılmaz estetik ve plan içerisinde başarması nasıl mümkün olmaktadır? Ya da şöyle soralım: Kamuflaj yaparak kaçmak, avlanmak, tuzak kurmak tamimiyle bilinçli ve akıllı bir harekettir, bunlar bilinçsiz ve şuursuz kertenkelelere değil, insanlara özgü özelliklerdir, o halde, sıçramasını uçmasını yadırgamadığımız hayvanların (ki bunlar da çok dikkat çekecek bir tasarımlardır), plan yaparak gizlenmesini nasıl doğal karşılayabiliriz? Ayrıca, bu hayvanlar kendi vücutlarında meydana gelen renk veya şekil değişikliklerini ya da duruş pozisyonlarını dışarıdan görmedikleri halde,  (kertenkelenin ağaçtan düşen yapraklarla aynı renkte olan sırtını görmeyi bile başaramadığını hatırlayın) nasıl olurda bulundukları ortama bu kadar uyum sağlayabilirler? Ve bunu nereden bilmektedirler? Kaldı ki, ne olmak istediklerine karar verseler bile bunu nasıl başarabilmektedirler?

Bir başka soru: Tüm fiziksel planlamayı ve uygulamayı biran için göz ardı etsek bile, kertenkelenin kamuflajı tam anlamıyla sağlamak için kuru yaprak düşününü andıracak bir süzülme tekniğini geliştirebilecek bir iradeye ve zekâya ne şekilde sahip olduklarını, nasıl açıklarız? İnsan bile, zeki bir varlık olmasına rağmen böyle bir iradeye sahip değilken, bir hayvan nasıl olurda, bilinçli bir şekilde, yaptığı işin başarıya ulaşacağını da umarak hem uçuş hem de kusursuz bir iniş tekniği kullanabilir?

Aslında bu soruların cevabı açıktır. Hayvanlar harika sistemlerle donatılmışlardır. Bir örümcek sahip olduğu ağ sayesinde beslenir, bir leopar hızlı koştuğu için avını yakalar ya da bir kertenkele yapraklara uyumlu kanatları olduğu için av olmaktan kurtulur… Bu hayvanların hiçbiri bu kadar mükemmel bir sistemi kuracak ve yaşatacak akla ve güce sahip değillerdir. Zaman içinde küçük değişimler geçirerek bugünkü kusursuz durumlarına da gelmiş olamazlar. Eğer evrimcilerin iddia ettiği gibi, yavaş yavaş bir gelişim olsaydı, sahip oldukları ölümcül derecede önemli sistemler daha oluşmadan yok olup giderlerdi.

Uçan kertenkelenin kullandığı uçuş ve gizlenme tekniği bir bütündür. Yaprak gibi süzülme, iniş tekniği, kanatların hafif ve katlanabilir olması, sırtının renginin yapraklarla uyumu, sistemin başarılı biçimde işleyişi için gerekli özelliklerdir.  Bunlardan birinin eksik olması durumunda diğer özellikleri bir işe yaramayacak kertenkelenin hayatı tehlikeye girecektir. Yani sistemin daha ilkelinin ya da yarımının bir faydası yoktur.

Her biri akıl ve sanat ürünü olan bu canlılar; bilinçsiz, tesadüfi ve şuursuz doğa şartlarının (doğal afetlerin) ürünü de olamazlar. Kaldı ki, mükemmel olan sadece tek bir canlının oluşması değil, tüm canlıların yaşamlarını sürdürecek şekilde birbiriyle uyumlu olarak var olmalarıdır.

Doğada gördüğümüz bu müthiş denge bize göstermektedir ki; tüm canlılar, uçan kertenkelede olduğu gibi hayatta kalabilmek için en ideal şekilde, bugünkü mükemmel şekilleriyle bir anda yaratılmışlardır. Bu üstün aklın, gücün ve sanatın sahibi de, yeri, göğü ve ikisi arasındaki her şeyi yaratan Allah’tır.

flying lizard, Tangkoko, north Sulawesi

Kaynak:

http://www.sciencealert.com/flying-dragons-mimic-falling-leaves-to-escape-predators

Ateistlere Cevap
Ateistlere,deistlere ve İslam'ı kabul etmeyenlere İslam'ı tanıtmak cevap vermek ve Müslüman kardeşimize fikir vermeye çalışan dostlarız.
https://www.ateistlerecevap.org/
Top
%d blogcu bunu beğendi: