Buradasınız
Ana Sayfa > Uncategorized

Ya gerçekten Ahiret yoksa?

Ya gerçekten ahiret yoksa

Değerli kardeşimiz, Günlük hayatımızda, ahiretin varlığı hakkında derinliğine nüfuz edilmeyince zorlandığımız sorularla karşılaşırız. Bunlar "Görmediğime inanmam" safsatasının arkasına sığınan materyalistlerin bir iman vadisini daha inkar için kullandıkları, devrini çoktan kapamış hezeyanlardır..Evet, insan akıl ve mantığının bir hadiseyi halihazır için kabullenip de onu istikbal için inkar etmesinden daha korkunç bir tezat düşünülemez. Yani aslında

Allah insana muhtaç olmadığı halde, insanı niçin yaratmıştır?

Önce şunu belirtmek gerek. Bu soruya öyle küçük bir soru olmadığı için, cevapları da haliyle hap gibi değil. Azıcık zahmete girip okumak ve hatta biraz düşünmek gerekiyor. Tüm yazı  okununca tatmin edici olacağını düşünüyorum. Not: Bu soruya verilecek cevap, tabii ki öncelikle Allah’ın var olduğunu ve tüm kainatı ve içindekileri yaratan mutlak kudret sahibi olduğunu

Dinler ve Allah inancı ölüm korkusuyla mı uydurulmuştur?

Değerli kardeşimiz, Bu iddia aslında bir felsefeciye aittir. Ben onu ve düşüncelerini burada sıralayacak değilim. Sadece bazı saf zihinleri bulandırabileceği ihtimaliyle konuyu kısaca değerlendirmekle yetineceğim. Soru sahibi, insanın aciz bir varlık olmasından yola çıkıyor. Burada biraz duraklayalım ve “olmak" kelimesini “yaratılmak” şeklinde düzelterek konuya devam edelim. Eğer “yaratılma” insanın kendi elinde olsaydı, aciz bir varlık olmak yerine aslanlar

Allah’ı bu dünyada niye göremiyoruz?

  Değerli kardeşimiz, Allah’ın bir ismi Nur’dur. Nuranî varlıklar olan meleklerden, güneş ışığına ve kâinatı doldurmuş bütün ışınlara kadar, her şey bu ismin değişik tecellilerini taşımaktadır. İnsan gözü, bu dünyada, sadece madde alemini görür. Ne kendi ruhunu, ne amellerini yazan melekleri görebilir ne de ışınlar âlemini. İnsan gözünün kâinatta mevcut ışınların ancak % 2.5

Sonsuzluk anlaşılabilir mi?

Değerli kardeşimiz, Bir bardağa denizin yerleşmesi mümkün olmadığı gibi, sınırlı olan insan aklının da sonsuzu kavraması mümkün değildir. Şu var ki, insan sonsuzu anlamasa bile onun varlığını bilebilir. Bilmek, inanmak başka, anlamak daha başkadır. İnsanoğlu her şeyiyle sınırlı. Hayatının bir başlangıcı var. Her başlangıç bir sondan haber verdiği için, bu hayatın da bir sonu

Allah’I tanımak isteyenler buyrun…

MÂRİFETULLAH Allah'ı bilme, tanıma, O'nu bütün sıfatlarıyla öğrenme, hakkında bilgi sahibi olma.Mârifetullah, iki kelimeden meydana gelen bir tamlamadır. Bunlar "marifet" ve "Allah" kelimeleridir. Marifet; lügatta, herkesin yapamadığı ustalık, ustalıkta yapılmış olan şey, bilme, biliş, vasıta, hoşa gitmeyen şey, tuhaflık manalarına gelmektedir. Bununla birlikte, marifet, Allah'ı O'nun isimlerini ve sıfatlarını, kudret ve

Bakara 7 Allah kalpleri mühürlüyorsa müslüman olmak bizim elimizde değil mi?

"Lütfen önce yazının tamamını okuyun ondan sonra karar verin yazının tamamını okumadan yorum yapmayın." Değerli kardeşimiz, Kalp mühürlenmesi, bir kalbin küfür ve isyanla katılaşmak ve kararmak suretiyle imanı kabul edemez hâle gelmesi şeklinde tarif edilir. Allah Resulü (asm.) buyururlar ki: "Her günah ile kalpte bir siyah nokta meydana gelir. " Bir ayet-i kerimede de şöyle

Bakara 62 Hristiyanlar, Yahudiler de cennete girecek mi?

Değerli kardeşimiz, 1. Kur'an'da geçen “İslam” kelimesiyle, Allah'ın gönderdiği bütün dinler kastediliyor. Nitekim pek çok peygamber hakkında müslim ifadesi kullanılıyor. (Maide, 5/111; Enam, 6/163; Al-i İmran, 3/67; Yusuf, 12/101) Yerilen husus ise, din sahiplerinin dinlerini tahrif etmeleri, Allah'ın emirlerini uygulamamalarıdır.2. Ayette övülen Yahudi ve Hristiyanlar, Peygamber Efendimiz (sav)'e inananlardır. Nitekim bunların ileri gelenlerinden biri Yahudilerin büyük alimlerinden “Abdullah

Enam 92 Kuran sadece Mekke halkına mı göderildi?

Değerli kardeşimiz, Önce özet bir bilgi verelim sonra detaylı açıklamasına geçelim. İslam'ın kıblesi (merkezi) Kabe dir yani Mekkedir. Enam suresi 92.ayetin meali şudur; "İşte bu da bizim indirdiğimiz bir kitab, feyz-u bereketi Dünyayı tutacak, evvelki kitablar bu tasdık etmedikçe mu'teber olmıyacak, bir de ümmülkurayı ve hem bütün çevresindekileri inzar edesin diye ki

İslam’da Adalet anlayışı nasıldır?

Değerli kardeşimiz, Allah Teala Hazretleri bir ayet-i kerimede; “Muhakkak, Allah, adaleti, iyiliği, yakınlara yardım yapmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar.” (Nahl, 16/90) buyuruyor. Demek ki, Cenab-ı Hakk zulme ve bozgunculuğa razı değildir. Adil-i mutlak olan Allah, zalimlerin yaptıklarından asla gafil değildir ve zulüm ve ihanet edenler, şüphesiz İlahi adalet önünde hesaplarını en ince teferruatına

Top